RASYONEL’DEN DÜNYA KUPASI NOSTALJİSİ

76 yıl önce Uruguay’da başlayan 4 iklim 7 denizi birleştiren dünya kupası 2006 yılında da tek bir şey için buluşuyor.Hafızalara kazınmış sahneler,binlerce anı, sevinçler,üzüntüler ve heyacan dolu maçlar..İşte Rasyonel’den bir tutkunun hikayesi.

 

1930 Uruguay macera başlıyor

Uruguay 4 - Arjantin 2
uruguay

 

 

1934 İtalya

İtalya 2 - Çekoslovakya 1
Italya

 

 

1938 Fransa

İtalya 4 - Macaristan 2
Fransa

 

 

1950 Brezilya

Araya giren 12 yıldan sonra Uruguay ve Brezilya karşı karşıya geldi.

Uruguay 2- Brezilya 1
Brezilya

 

 

1954 İsviçre - Ay Yıldız Finallerde

Bizim için çok ozel bir yeri var. Siyah beyaz görüntülerde kalan kupa, Türkiye’nin 2002’den önce katıldığı ilk ve tek kupaydı.

Dünya kupası tarihinin en gollü Kupası, 1954 İsviçre’deki 26 maçta,ağlar 140 kez havalandı;maç başına 5,38 gol düştü.16 takımın Uruguay, Brezilya,Meksika,Kore,Avusturya,Belçika, Çekoslovakya, İngiltere,Fransa,Macaristan, İtalya,İskoçya,İsviçre, Fedaral Almanya,Yugoslavya ve Türkiye’nin katıldığı finallerde ilk kez tv yayını da yapıldı.
Almanya 3 - Macaristan 2
isvicre


 

1958 İsveç - Pele doğuyor ve televizyon yayında

Futbol dünyası tarihinde devrim yaşanıyor.Artık alıştığımız ‘naklen yayın’ilk kez İsveç’te başlıyor.Bütün maçlar televizyon ekranlarında...

1958’in diğer önemli yanıysa, bir efsanenin doğuşuna tanıklık etmesiydi.17 yaşındaki     Pele ilk kez dünyayı büyülüyordu.

Pele attığı 6 golle parlarken Sambacılar,ilk kez dünya kupasını alıyordu.13 gol atan Fransız Fontain, gol kralı oluyordu ki, bu da tarihi bir rekordur ve hala kırılamadı.
Brezilya 5 - İsveç 2
isvec

 

 

1962 Şili

Brezilya 3 - Çekoslovakya 1
Sili

 

 

1966 İngiltere

İngiltere 4 - Almanya 2
ingiltere

 

 

1970 Meksika

Meksika’nin en önemli yanı Pele’nin son kupası olması ve diğer yandan efsanevi golcü Alman Gerd Müller, ilk kez gol kralı olacaktı.
Brezilya 4 - İtalya 1
meksika

 

 

1974 Almanya, unutulmaz Almanya-Hollanda finali ve TRT yayında

Türkiye için bir ilk gerçekleşiyor.. Evlerde televizyon şenliği başlıyor, erkekler televizyonu olan arkadaşlarına misafirlige gidiyor, o tarihe kadar üç,beş görüntüden ya da gazate küpürleriyle sınırlı futbol efsaneleri evimize giriyor.Dünyada ise renkli televizyon yayını ilk kez yapılıyor.

75 bin kişinin izlediği milyonları Tv camına yapıştıran finalde Almanya ikinci kez dünya şampiyonu oldu.Hollanda ise ‘gönüllerin şampiyonu’ olarak hafızalarda kaldı.
Almanya 2 - Hollanda 1
Almanya

 

 

1978 Arjantin

Arjantın 3 - Hollanda 1
Arjantin

 

 

1982 İspanya

İtalya 3 - Almanya 1
Ispanya

 

 

1986 Meksika

Arjantin 3 - Almanya 2
Meksika

 

 

1990 İtalya

Almanya 1 – Arjantin 0
Italya

 

 

1994 Amerika

Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen 15’inci dünya kupası birbirinden ilginç olaylara sahne oldu.

Bulgaristan’ın çeyrek finalde Almanya’yı eleyip yarı final oynaması, Maradonna’nın doping kullandığı için turnavadan ihraç edilmesi, Kolombiyalı Andres Escobar’ın kendi kalesine attığı golden dolayı ülkesine döndüğünde mafya tarafından öldürülmesi turnuvaya damgasını vuran olaylardan birkaçıydı.
Brezilya 5-İtalya 4
abd

 

 

1998 Fransa

Fransa 3 - Brazilya 0
Fransa

 

2002 Japonya-Güney Kore - Türkiye Çeğrek Finalde

Milli takımımız 1954’ten sonra ikinci kez dünya kupasına katıldı.

2002 Dünya Kupası aslında Milliler'in gövde gösterisine dönüştü. C Grubu'nda Brezilya, Kostarika ve Çin ile eşleşen A Milliler ilk maçta Brezilya karşısında 2-1'lik şanssız bir yenilgi alarak turnuvaya kötü bir başlangıç yaptı.

Bu maçta hakemlerin Brezilya lehine verdiği kararlar çok tartışıldı. İkinci maçımızda Kostarika karşısında Emre ile öne geçsekte 86. dakikada Parks'ın golüne engel olamadık ve 1-1'lik skora razı olduk. Son maçta rakip Çin'di ve mutlaka kazanmamız gerekiyordu. Ama bizim kazanmamızın yanı sıra, Brezilya'nın da Kostarika'yı yenmesi gerekiyordu.

Sonunda beklenen oldu Milliler, Çin'i Hasan, Bülent ve Ümit Davala ile 3-0 yıkarken, Brezilya'da Kostarika'yı 5-2 ile geçiyordu. Türkiye bu sonuçla son 16 takım arasına kalma başarısını gösterdi.

İkinci turda rakip ev sahiplerinden Japonya idi. Japonlar'ı 45 bin seyircisi önünde Ümit Davala'nın şık bir kafa vuruşuyla 1-0 mağlup etme başarısını göstererek çeyrek finale yükseldik.

Çeyrek finalde rakip turnuvanın flaş takımı atletik Senegal'di. Maçın normal süresi berabere bitti ve uzatmalara gidildi. Uzatma dakikalarında Ümit Davala'nın isabetli ortasına mükemmel vuran İlhan Mansız attığı altın golle Milliler'i yarı finale taşıdı. 1-0'lık galibiyetten sonra tüm Türkiye sokaklara dökülmüştü. 48 yıl aradan sonra katıldığımız Dünya Kupası'nda yarı finale kalmıştık.

Yarı finaldeki rakibimiz, daha önce grupta karşılaşıp şanssız şekilde yenildiğimiz Brezilya'ydı. Maçta çok iyi mücadele etmiş etsek de  Ronaldo'nun golüne engel olamadık ve 1-0'lık mağlubiyetle çok yaklaştığımız final şansını kaçırdık. Yarı finalde Almanya'ya 1–0 kaybeden ve final şansını kaçıran Güney Kore ile yaptığımız üçüncülük maçını İlhan'ın (2) ve Hakan Şükür'ün golleri ile 3-2 kazandık ve büyük bir başarıya imza attık. Dünya üçüncüsüydük... Millilerimizin ilk golünü atan Hakan Şükür 11. saniyede attığı golle Dünya Kupası tarihinde atılan en hızlı golün sahibi oldu.

Final maçında ise Brezilya ile Almanya karşılaştı. 69 bin biletli seyircinin izlediği karşılaşmayı Brezilya, Ronaldo'nun 67. ve 79. dakikalarda attığı iki gollerle 2–0 kazandı ve 5. defa Dünya Şampiyonluğu'na ulaştı.

Brezilya 2 - Almanya 0
kore